| |

|
|

 |
8
/ 8 |
|
Girit ve Mora valiliğinin kendisine verilmesini
II.Mahmut'a kabul ettiren Mehmet Ali Paşa bu isyanı bastırmakla
görevlendirildi. 1822'de Girit'e, 1824-25'te Mora'ya girildi. Bu
gelişme karşısında Rusya, Fransa ve İngiltere aralarında anlaşarak
(1827), Yunanistan'ın özerk bir prenslik olarak kabul edilmesi hususunda
Osmanlıları sıkıştırmak istediler. Türkler bu olayı iç işlerine
müdahale olarak kabul edip, teklifi reddetti. Bunun üzerine Osmanlı
ve Mısır donanması Navarin'de, bir kaza sonucu(!), yok edildi. Üç
ülkeyle ilişkiler kesildi ve 1828'de Rusya, müttefiklerinin desteğiyle
Osmanlı Devleti'ne savaş ilân etti. Rus ordusu doğuda Erzurum'u
ele geçirdi. Batıda ise Edirne işgal edildi. Padişah, Prusya, Fransa
ve İngiltere elçilerini araya sokarak, Londra Protokolünü kabul
edeceğini bildirdi. Böylece Edirne Antlaşması(1829) ve ardından
Londra Konferansı (1830) imzalandı. Antlaşma ile Prut iki ülke arasında
sınır oluyor, Eflâk, Boğdan ile Sırbistan'ın özerkliği kabul ediliyordu.
Girit'in Osmanlılarda kalması şartıyla Yunanistan'ın bağımsızlığı
da tasdik ediliyordu.
Mehmet Ali Paşa İsyanı ve Mısır Meselesi; Mora'nın elden çıkmasıyla,
oğlu İbrahim'in Mora valisi olma ümidini kaybeden Mısır Valisi M.Ali
Paşa, II.Mahmut'tan, yardımlarına karşılık, Suriye'nin idaresini
istedi. Bu isteğin reddedilmesi üzerine M.Ali Paşa harekete geçti
ve Filistin ile Suriye'ye girdi (1831). Akka ve Şam, oğlu İbrahim
tarafından ele geçirildi. İbrahim Paşa, kısa zamanda Anadolu'ya
kadar ilerledi.
Konya yakınlarındaki savaşta Osmanlı ordusunu
yenilgiye uğrattı. Her birinin ayrı hesabı olduğu büyük devletler,
telâşlanarak araya girmek istediler. Fransa ve İngiltere'nin anlaşamaması
üzerine, Rusya durumdan faydalandı. Zor durumdaki II.Mahmut, Rus
ordusunun ve donanmasının İstanbul yakınlarına gelmesine müsaade
etti. Rusya'nın kârlı çıkmasından endişelenen Fransa ve İngiltere,
II.Mahmut ile anlaşma yapması için M.Ali Paşa'ya baskı yaptılar.
Neticede Kütahya Antlaşması imzalandı (1833). Bu anlaşmayla, Mehmet
Ali Paşa, Mısır ve Girit'ten başka Şam ve oğlu İbrahim de, Cidde
valiliği yanı sıra Adana'yı uhdelerine alacaklardı. Rusya, yardımlarına
karşılık II.Mahmut ile Hünkar İskelesi Antlaşması diye bilinen bir
anlaşma yaparak, İstanbul'daki durumunu kuvvetlendirmeyi başardı
(1833). Anlaşmaya göre Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün garantisi
ve gereğinde Osmanlının yardımına koşulması karşılığında Rusya,
Boğazların bütün yabancı savaş gemilerine kapatılmasını kabul ettiriyordu.
II.Mahmut, Kütahya anlaşmasından memnun değildi. Bu sebeple M.Ali
Paşa'ya karşı yeniden harekete geçti. Fakat Osmanlı ordusu Nizip'te
bir kez daha yenildi (1839). Üstelik Kaptan Paşa, Osmanlı donanmasını
Mısır'a teslim etmişti. Bu arada II. Mahmut ölmüş ve yerine I.Abdulmecit
geçmişti (1839-1861). Mısır Meselesi'nin Çözümü ve Boğazlar Meselesi;
Rusya'nın Hünkar İskelesi Antlaşmasına dayanarak duruma tek başına
müdahale etmesini uygun bulmayan İngiltere ve Fransa yeniden devreye
girdiler. Avusturya ve Prusya'nın da katılmasıyla Londra'da bir
konferans toplandı (1840).
Toplantıda Mehmet Ali Paşa'nın veraset yoluyla
Mısır valiliğine sahip olması karşılığında, Suriye'den ve elinde
tuttuğu Osmanlı donanmasından vazgeçmesi istendi. Konferans kararlarını
M.Ali Paşa'nın tanımaması üzerine İngiltere Suriye limanlarını donanması
ile topa tuttu. Nihayet M.Ali Paşa durumu kabul etti. I.Abdulmecit
de iki ferman yayımlayarak onun valiliğini onayladı. Ardından İngiltere
kendileri aleyhine olan Hünkar İskelesi Antlaşması'nın yürürlükten
kaldırılmasını öngören uluslararası bir konferansa ev sahipliği
yaptı. Londra Antlaşması ile (Temmuz 1841), İstanbul ve Çanakkale
boğazları'nın barış zamanında savaş gemilerine kapalı tutulmasının
kararlaştırıldığı bir Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Böylece İngiltere,
Rusya'nın elinden inisiyatifi almış oluyordu.
 |
8
/ 8 |
|
|
|