| |

|
|

 |
7
/ 8 |
 |
Alemdar
Mustafa Paşa sadareti üslenerek, III. Selim'in başlattığı ıslahatları
devam ettirmeye çalıştı. Nizâm-ı Cedit'i, Sekbân-ı Cedit adı ile
yeniden canlandırdı. Ancak ulemayı ve yeniçerileri memnun edemeyen
Alemdar Mustafa Paşa, 1809'da çıkan bir isyanda öldü.
II.Mahmut ve Islahat Hareketleri; II. Mahmut devri (1808-1839),
hem gerçekleştirilen yenilik hareketleri ile hem de etnik ve siyasî
isyanlarıyla Osmanlı Devleti'nin yol ayrımına girdiği bir dönemi
ifade eder. II.Mahmut, öncelikle orduyu baştan aşağı düzenlemek
ile işe başladı. Yeniliklere karşı çıkan Yeniçeri Ocağı bir nizamname
ile ortadan kaldırıldı. Vak'a-yı Hayriye olarak adlandırılan bu
köklü değişiklikle (15-16 Haziran 1826), yeni bir ordu oluşturuldu.
Ancak yeniçeriler bu düzenlemeye boyun eğmeyerek isyan ettiler.
Sadrazam'ın sarayını basan yeniçeriler sadrazamın ve ıslahatçıların
başlarını istediler. Ancak At Meydanı'nda toplanan yeniçeriler dağıtıldı,
ocakları bombalandı. Böylece Avrupa tarzında yeni bir ordunun kurulması
yönündeki en büyük engel ortadan kaldırılmış oluyordu. II. Mahmut
hükûmet teşkilâtında da değişikliklere giderek kabine ve nezaret
(bakanlık) usulünü benimsedi. 1836 yılında Dahiliye ve Hariciye
Nazırlıkları kuruldu. Avrupa devletleri ile A.B.D ile ticarî anlaşmalar
yapıldı. İktisadî ve adlî sistemde değişikliklere gidildi. Avrupa
tarzında eğitim veren rüştiyeler, Harbiye ve Tıbbiye okullarının
açılması vb. gibi eğitim alanında da ıslahatlar gerçekleştirildi.
Fakat, kimi şeklî, kimi öze yönelik bu yenilikler
devletin içinde bulunduğu zorlukları aşmasına yetmediği gibi, Osmanlı
coğrafyasındaki parçalanma II.Mahmut döneminde daha da hissedilir
hale geldi.
Sırp ve Yunan İsyanları; Fransız İhtilâli'nin getirdiği milliyetçi
fikirlerle temellendirilen ancak, daha ziyade arkasında Rusya ve
diğer Avrupa devletlerinin teşvik ve tahriki olan etnik ve mahallî
isyanlar bu dönemde alevlendi. III.Selim zamanında isyan eden Sırplar,
1812 Bükreş Antlaşması ile bazı imtiyazlar almalarına rağmen, yeniden
ayaklandılar. Yeniçeri Ocağının kaldırıldığı tarihlerde Sırplarla
kısmî bir anlaşmaya varıldı. Ancak 1830'da bir hatt-ı şerif ile
Sırbistan'ın Osmanlı hâkimiyetinde bir prenslik olarak varlığı kabul
edildi. Rusya'nın XIX. yüzyıla girerken Osmanlıya karşı sürdürdüğü
savaşların altında Balkanları ve özellikle Rumları Osmanlı Devleti'nden
koparmak yatıyordu. Nitekim Odessa'da yeniden örgütlendirilen Etnik-i
Eterya adlı cemiyetin başkanlığına Yunan İsyanı sırasında Çar I.Alexsandre'ın
yaveri Prens İpsilanti getirilmişti. Yapılan plana göre Yunanistan,
Yanya ve Tuna civarında isyanlar çıkarılacaktı. İpsilanti 1821'de
Romanya'ya geçerek Ortodoksları ayaklandırmaya çalıştı fakat başarılı
olamadı. Çar, Türklere yenilerek Macaristan'a kaçacak olan İpsilanti'yi
desteklemekten vazgeçti. Bu sırada Mora'da da Patras başpiskoposu
isyan etmişti (25 Mart 1821). 1822'de Yunanlılar bağımsız olduklarını
ilân ettiler, Mora'da ve adalarda çok sayıda Türk'ü katlettiler.
Rusya ve Avrupa bu isyanı gayriresmî yollardan desteklemekteydiler.
 |
7
/ 8 |
 |
|
|